Bir bakışta 2025: Yılın öne çıkan havacılık ve savunma gelişmeleri

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

2025 yılı, havacılık ve savunma teknolojilerinde yalnızca yeni platformların değil, doktrinleri ve güç dengelerini yeniden tanımlayan atılımların yılı olarak kayda geçti. Hipersonik hızlardan kuantum tabanlı algılama ve navigasyona, altıncı nesil savaş uçaklarından enerji silahlarına uzanan geniş yelpazede birçok ilke imza atıldı. “Bir bakışta 2025” dosyamızda, yıl boyunca en çok konuşulan ve en çok tartışma yaratan 16 kritik havacılık ve savunma gelişmesini tüm yönleriyle ele alıyoruz.

Ayrıca “Bir bakışta 2025” serimizin diğer haberlerine de aşağıdan ulaşabilirsiniz.

  • 2025’te öne çıkan insansı robot gelişmeleri
  • 2025’te öne çıkan enerji gelişmeleri
  • 2025’te öne çıkan uzay gelişmeleri
  • Yapay zekanın 2025 sınavı

Hidrojenle hipersonik uçuşta ilk adım

Avustralyalı Hypersonix Launch Systems, dünyanın hidrojenle çalışan ve yeniden kullanılabilir ilk hipersonik uçağını geliştirme hedefiyle 46 milyon dolarlık yeni yatırım aldı. Şirketin birkaç yıldır üzerinde çalıştığı platform, Mach 12 hızına ulaşabilecek ve yeşil hidrojen kullandığı için sıfır karbon salımı gerçekleştirecek. Geliştirilen sistemin merkezinde, tamamen 3D yazıcıyla üretilmiş ve hareketli parça içermeyen SPARTAN scramjet motoru bulunuyor. Havadan aldığı oksijenle çalışan motor, hidrojen yakıtı sayesinde geleneksel scramjet’lerin aksine karbon emisyonu üretmiyor ve tekrar kullanılabiliyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

GPS’ten 50 kat hassas kuantum navigasyon sistemi

Avustralya merkezli Q-CTRL, GPS’e ihtiyaç duymadan çalışan ve ticari kullanıma yaklaşan ilk kuantum navigasyon sisteminin gerçek dünya gösterimini başarıyla tamamladığını açıkladı. “Ironstone Opal” adı verilen sistem, sinyal yaymadan pasif şekilde çalışıyor ve bu yönüyle engellenmeye ya da yanıltılmaya açık olan GPS’e kıyasla çok daha güvenli bir alternatif sunuyor.

Şirketin yer ve hava testlerinde sistemin GPS’ten tamamen bağımsız çalıştığı ve geleneksel yedek çözümlerden 50 kata kadar daha yüksek hassasiyet sunduğu bildiriliyor. Uçak içinde yapılan testlerde dahi mevcut sistemlere kıyasla en az 11 kat daha iyi performans elde edilmesi, kuantum teknolojisinin ilk kez gerçek bir uygulamada net üstünlük sağladığı “kuantum avantajı” eşiğine ulaşıldığı şeklinde yorumlanıyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

ABD, F-47 üretimini başlattı

ABD Hava Kuvvetleri, F-22 Raptor’un yerini alacak altıncı nesil F-47 Stealth Fighter savaş uçağının üretimine resmen başlandığını doğruladı. Hava Kuvvetleri Komutanı General David Allvin, programın hızının kritik olduğunu vurgulayarak uçağın 2028’de ilk uçuşunu yapmasının hedeflendiğini açıkladı. Boeing liderliğinde yürütülen program kapsamında F-47 gelişmiş gizlilik özellikleri, yeni nesil sensörler, yüksek itişli motorlar ve otonom “kanat arkadaşı” dronlarla birlikte görev yapacak şekilde tasarlanıyor. Mach 2’nin üzerinde hızlara ve 1.000 deniz milini aşan harekat yarıçapına sahip olması beklenen uçak için en az 185 adetlik bir filo planlanıyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Çin, dünyanın ilk kuantum radarını üretti

Çin, stealth özellikli savaş uçaklarını tespit edebilecek kuantum radar teknolojilerinde önemli bir eşiği aştığını duyurdu. Anhui eyaletindeki Kuantum Bilgi Mühendisliği Teknoloji Araştırma Merkezi, tek bir fotonu dahi algılayabilen dört kanallı ultra düşük gürültülü tek foton dedektörünün seri üretimine başladığını açıkladı. Çin tarafından “dünyanın ilk” olarak tanımlanan bu bileşen, kuantum radar sistemlerinin temelini oluşturuyor ve geleneksel radarların algılamakta zorlandığı F-22 ve F-35 gibi düşük radar izine sahip uçakları, fotonların kuantum düzeyindeki değişimlerini analiz ederek tespit edebiliyor. %90 daha düşük gürültüyle çalıştığı ve -120°C gibi aşırı koşullarda dahi işlevini sürdürebildiği belirtilen sistemin, yaklaşık 100 kilometrelik mevcut kuantum radar menzilini ve hedef takip kapasitesini ciddi biçimde artırması bekleniyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Çin’in altıncı nesil hamlesi hızlanıyor

Çin’in altıncı nesil savaş uçağı geliştirme çalışmalarında öne çıkan J-36, sosyal medyaya yansıyan yeni görüntülerle bir kez daha gündeme geldi. Chengdu Aircraft Industry Corporation tarafından geliştirildiği değerlendirilen ve resmi adı henüz açıklanmayan J-36, alçak irtifada gerçekleştirdiği uçuş ve iniş manevralarıyla dikkat çekerken, özellikle yüksek manevra kabiliyetiyle öne çıkıyor. Görüntülerde uçağın delta kanat yapısı, bölünmüş flapları, sırt kısmındaki hava girişi ve üçlü motor çıkışları net şekilde seçiliyor. Uzmanlar, gelişmiş uçuş kontrol sistemi ve küçük fakat etkili kontrol yüzeylerinin J-36’ya “süper manevra” yeteneği kazandırdığını, bu yapının vektör itişli motorlarla desteklenmesi halinde uçağın hava muharebesinde önemli bir üstünlük sağlayabileceğini değerlendiriyor. Aynı dönemde Shenyang Aircraft Corporation tarafından geliştirilen ve J-50 olarak anılan ikinci bir altıncı nesil platformun da farklı bölgelerde test uçuşları devam etti.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Yerli uçan arabadan ilk uçuş

Türkiye’nin ilk elektrikli uçan otomobil girişimi AirCar, eVTOL platformuyla gerçekleştirdiği ilk insanlı uçuş testini başarıyla tamamlayarak dünyada bu aşamaya geçen sayılı şirketler arasına girdi. Bilişim Vadisi’nde yapılan testte, saatte 35 kilometreyi aşan rüzgâr koşullarında yaklaşık 10 dakika boyunca 8 metre irtifada uçuş gerçekleştirildi ve pilot koltuğunda şirketin kurucusu ve CEO’su Eray Altunbozar yer aldı. Tek ve iki kişilik versiyonlarıyla test edilen yüzde 85 yerli üretim oranına sahip AirCar’ın, şehir içi hava taksi ve kişisel ulaşımda kullanılması hedeflenirken, İstanbul’da Kadıköy–Beşiktaş hattını 7 dakikada kat edebilecek performans sunacağı belirtiliyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Jet yakıtlı motor Mach 16 eşiğini aştı

Çinli araştırmacılar, ticari kerosen yakıtı kullanan ve Mach 16 hıza ulaşabilen dünyanın ilk eğik patlamalı motorunu başarıyla test ederek hipersonik tahrikte önemli bir kırılma noktası oluşturdu. Çin Bilimler Akademisi tarafından Pekin’deki JF-12 şok tünelinde gerçekleştirilen deneylerde, RP-3 jet yakıtıyla çalışan motorun Mach 6 ile Mach 16 arasında kararlı şekilde çalışabildiği ve geleneksel scramjet motorlarına kıyasla yaklaşık 1.000 kat daha hızlı yanma oranlarına ulaştığı gösterildi. Eğik patlamalı motor, şok dalgalarını kullanarak kendi kendini sürdüren ultra hızlı detonasyonlar oluşturuyor. Bu sayede daha kısa yanma odası, daha düşük ağırlık ve yüksek hızlarda daha güçlü itiş sağlıyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Aylarca gökyüzünde kalan dev İHA

Fransız Thales ile ABD’li Skydweller Aero iş birliğiyle geliştirilen ve Boeing 747’den daha geniş kanat açıklığına sahip güneş enerjili insansız hava aracı, uzun süreli istihbarat ve deniz gözetiminde yeni bir çağ başlatıyor. MAPS (Medium-Altitude Pseudo-Satellite) olarak tanımlanan platform, tamamen güneş enerjisiyle çalışarak haftalarca hatta aylarca kesintisiz uçuş yapabiliyor. Karbon fiber gövdesi, 400 kilogram faydalı yük kapasitesi ve Thales’in yapay zekâ destekli AirMaster S X-band AESA radarı sayesinde deniz, hava ve kara hedeflerini aynı anda izleyebilen sistem, özellikle geniş okyanus alanları, deniz yolları ve tartışmalı bölgelerde kalıcı gözetim sağlıyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Jet motorlu VTOL İHA ezber bozdu

Çin’de Beihang Üniversitesi tarafından geliştirilen jet motorlu ve dikey iniş-kalkış kabiliyetine sahip insansız hava aracı, pist veya uçak gemisi gerektirmeden sıradan savaş gemilerinden operasyon yapabilmesiyle dikkat çekiyor. Helikopter benzeri rotorlarla dikey kalkış ve iniş gerçekleştiren platform, yatay uçuşa geçtiğinde mini turbojet motorunu devreye alarak yüksek hız ve uzun menzil sunuyor. Kalkış sonrası rotorları kapatan ve hava direncini yüzde 60’a kadar düşüren patentli aerodinamik sistem, aracı verimli bir jet siluetine dönüştürüyor. Testlerde 45 kilogramlık prototipin 230 km/s hıza ulaştığı belirtilirken, sistemin destroyer ve fırkateynler dahil her büyük savaş gemisini keşif ve hafif taarruz görevleri için ileri bir hava üssüne dönüştürmesi hedefleniyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Dünyanın en büyük askeri nakliye uçağı

ABD merkezli Radia, “dünyanın en büyük askeri nakliye uçağı” olarak tanımladığı WindRunner for Defense projesini resmen duyurdu. İç hacim odaklı tasarımıyla dikkat çeken uçak, 6.800 metreküpü aşan kargo alanıyla C-5 Galaxy’nin yaklaşık yedi, C-17 Globemaster III’ün ise on iki katı hacim sunarak askeri lojistikte yeni bir ölçek vadediyor. WindRunner; F-35, F-16, CV-22 Osprey, Apache ve Chinook gibi büyük platformları sökmeden taşıyabiliyor. Maksimum 72.575 kilogram taşıma kapasitesiyle ağırlıktan çok hacme odaklanan platformun, sertifikalı bileşenlerle geliştirilerek ilk uçuşunu on yılın sonuna kadar, operasyonel kullanıma girişini ise 2030 civarında gerçekleştirmesi hedefleniyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

NASA’nın X-59 uçağı ilk kez havalandı

NASA’nın onlarca yıldır süpersonik havacılığın önündeki en büyük engel olan sonik patlama sorununu çözmeyi hedefleyen X-59 uçağı, California’daki Palmdale Hava Üssü’nden kalkarak ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Yaklaşık 240 mil/saat hızla yapılan bu ilk test, uçağın sistem entegrasyonunu ve kritik bileşenlerinin uçuş koşullarındaki performansını doğrulamak amacıyla planlandı ve beklendiği gibi tamamlandı. Tam test konfigürasyonunda Mach 1.4 hıza ve 55.000 feet irtifaya ulaşması hedeflenen uçak, önümüzdeki aşamada Edwards Hava Üssü’nde farklı hız ve irtifalarda gürültü ölçümlerine tabi tutulacak. Daha sonra yerleşim bölgeleri üzerinde yapılacak uçuşlardan elde edilecek veriler, kara üzerindeki süpersonik uçuş yasağının geleceğini belirleyecek kritik girdiler arasında yer alacak.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Çin’den hayalet uçakları santimetre hassasiyetle tespit eden sistem

Çinli araştırmacılar, ABD’nin F-35, F-22 ve B-2 gibi hayalet uçaklarında kullanılan LPI radarlarını santimetre seviyesinde hassasiyetle tespit edebilen, düşük maliyetli bir cihaz geliştirdiklerini açıkladı. Yaklaşık 70 bin doların altında bir bütçeyle, ticari bir telekomünikasyon spektrum analiz cihazının askeri sınıf bir sensöre dönüştürüldüğü belirtilirken, sistemin sürekli frekans değiştiren ve gürültüye benzer zayıf sinyaller yayan LPI radar emisyonlarını dahi yakalayabildiği iddia ediliyor. Testlerde radar kaynağının 10 ila 13,5 milimetre hassasiyetle belirlendiği bildirildi.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Yerli nükleer denizaltı geliyor

Türk Deniz Kuvvetleri, İstanbul’da düzenlenen 12. Deniz Sistemleri Semineri’nde nükleer enerjili denizaltı hedefini resmiyete taşıyarak projeye “NÜKDEN” adının verildiğini açıkladı. Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz tarafından duyurulan proje, MİLDEN’in ardından Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığını ve küresel harekât kabiliyetini niteliksel olarak ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyor. Henüz reaktör tipi netleşmemiş olsa da, daha önce yapılan analizlerin kompakt yapılarıyla öne çıkan erimiş tuz reaktörlerini işaret ettiği belirtiliyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Çin’den lityum ve hidrojenle çalışan nötron silahı geldi

Çinli araştırmacılar, yalnızca 10 watt enerjiyle çalışan ve saniyede 10 milyar hızlı nötron üretebilen, lityum ve hidrojen temelli taşınabilir bir nötron kaynağı geliştirdiklerini açıkladı. Yangın tüpü boyutlarındaki sistem, Xi’an Modern Kontrol Teknolojileri Araştırma Enstitüsü öncülüğünde geliştirilirken, çalışmanın ayrıntıları hakemli bir bilim dergisinde yayımlandı. Cihaz, piezoelektrik seramikler aracılığıyla üretilen enerjiyle küçük bir reaktörde protonları hızlandırarak lityum katoda çarpıyor ve “polarize rezonans” tekniği sayesinde füzyon olasılığını geleneksel yöntemlere kıyasla milyon kat artırıyor. Araştırmacılar sistemi doğrudan silah olarak tanımlamasa da gelecekte askeri kullanım potansiyeli nedeniyle uluslararası alanda dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Sürü dronlara karşı mikrodalga kalkanı

Epirus tarafından geliştirilen yüksek güçlü mikrodalga silahı Leonidas, elektronik devreleri hedef alan yönlendirilmiş enerji kullanımıyla sürü halindeki dron tehditlerine karşı yeni bir hava savunma yaklaşımı sunuyor. Römork ya da pickup tipi araçlara entegre edilebilen sistem, milisaniyeler içinde binlerce elektromanyetik darbe üreterek tekil hedefleri seçici biçimde ya da geniş alan etkisiyle aynı anda etkisiz hale getirebiliyor. ABD Savunma Bakanlığı testlerinde uçuş halindeki 66 dronu tek seferde düşürmeyi başardı.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Japonya elektromanyetik topunu denizde doğruladı

Japonya, JS Asuka test gemisi üzerinde Haziran–Temmuz döneminde gerçekleştirdiği atışlarla gemi konuşlu elektromanyetik raylı top sistemini başarıyla doğrulayarak bu alanda operasyonel kullanıma en yakın ülke konumuna geldi. ATLA tarafından yürütülen program kapsamında elektrik enerjisiyle mermileri Mach 6.5 seviyesine kadar hızlandırabilen sistemin, özellikle hipersonik seyir füzelerine karşı savunma ve yüksek penetrasyonlu anti-gemi görevleri için geliştirildiği belirtiliyor. 40 mm kalibre, yeni boşaltım yöntemleri ve özel malzemeler sayesinde namlu aşınmasının ciddi ölçüde azaltıldığı, 120 ardışık atışta bile performans kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

İlgili habere Buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak : https://www.donanimhaber.com/bir-bakista-2025-yilin-one-cikan-havacilik-ve-savunma-gelismeler–200221

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Bir bakışta 2025: Yılın öne çıkan havacılık ve savunma gelişmeleri

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kamu Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin