The Wall Street Journal’ın haberine göre, Kanada’nın British Columbia eyaletinde 18 yaşındaki Jesse Van Rootselaar’ın sekiz kişinin hayatını kaybettiği toplu silahlı saldırıyı gerçekleştirmesinden aylar önce, ChatGPT üzerinden yaptığı ve silahlı şiddet senaryoları içeren yazışmalar OpenAI çalışanları tarafından işaretlendi. Ancak şirket yönetimi, bu durumu Kanada makamlarına bildirmeme kararı aldı.
Haberde yer alan bilgilere göre Van Rootselaar, geçen yıl Haziran ayında birkaç gün boyunca ChatGPT’de silahlı şiddet içeren kurgular paylaştı. Bu içerikler şirket içinde incelemeye alındı ve birden fazla çalışan olası bir bildirim konusunu tartıştı. Ancak üst düzey yöneticiler, olayın kolluk kuvvetlerine iletilmemesine karar verdi.
7 kişiyi öldürüp intihar etmişti
10 Şubat’ta gerçekleşen saldırıda Van Rootselaar, önce aile evinde annesi Jennifer Jacobs (39) ile 11 yaşındaki üvey kardeşi Emmett Jacobs’u öldürdü. Ardından okuluna giderek ateş açtı. Okulda düzenlenen saldırıda 39 yaşındaki bir eğitim asistanı ve yaşları 12 ile 13 arasında değişen beş öğrenci yaşamını yitirdi. 25’ten fazla kişi de yaralandı. Daha sonra saldırgan silahla kendini vurarak intihar etti.
Kanada federal polisi, Van Rootselaar’ın yaklaşık dört yıl önce okuldan ayrıldığını ve geçmişte ruh sağlığı nedeniyle evine polis ekiplerinin çağrıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında okulda belirli bir kişinin hedef alındığına dair kanıt bulunmadığı bildirildi.
OpenAI’ın güvenlik politikaları tartışma konusu oldu
OpenAI’nin söz konusu yazışmaları değerlendirmesine rağmen resmi bir bildirim yapmaması, şirketin güvenlik politikalarına yönelik eleştirileri artırdı. OpenAI, Ağustos 2025’te yayımladığı bir blog yazısında, ChatGPT konuşmalarını zararlı içerik açısından izlediğini ve riskli görülen içerikleri insan inceleme ekibine yönlendirdiğini duyurmuştu. Şirket, başkalarına yönelik yakın ve ciddi fiziksel zarar tehdidi durumunda kolluk kuvvetlerine başvurulabileceğini belirtmişti.
Öte yandan OpenAI, son dönemde ChatGPT’nin ruh sağlığı krizleriyle bağlantılı olduğu iddiaları nedeniyle de hukuki baskı altında. Geçen yıl açılan yedi ayrı davada, bazı kullanıcıların chatbot ile uzun süreli etkileşimlerinin ardından sanrılar yaşadığı ya da intihar ettiği öne sürülerek şirkete haksız ölüm ve intihara yardım suçlamaları yöneltildi. Şirket, uzmanların “AI psikozu” olarak adlandırdığı vakalarla ilişkilendirilen GPT-4o modelini Şubat ayında kullanımdan kaldırmıştı.
Habere göre, şirket içindeki tartışmaların varlığı OpenAI tarafından doğrulandı. Ancak Van Rootselaar’ın yazışmalarının hangi kriterlere göre değerlendirilip yetkililere bildirilmediği netlik kazanmış değil. O dönemki şirket politikalarının, daha sonra kamuoyuna açıklanan çerçeveden farklı olup olmadığı da bilinmiyor.
Olayın, yapay zeka şirketlerinin potansiyel tehditleri bildirme yükümlülüklerine ilişkin tartışmaları alevlendirmesi bekleniyor.Aynı zamanda gizlilik, hukuki sorumluluk ve şirketlerin olası bir tehlike karşısında nerede sınır çizmesi gerektiği gibi zor soruları da gündeme getiriyor.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/openai-silahli-saldirgani-tespit-etti-ancak-polise-haber-vermedi–202394



