Lityum-iyon bataryalar (LIB), hızla düşen maliyetleri ve oturmuş tedarik zincirleri sayesinde küresel pazardaki hakimiyetini sürdürüyor. Tam da bu nedenle alternatif teknolojilerin bu tabloya meydan okuması her geçen yıl zorlaşıyor. Ancak yürütülen yeni bir çalışma, sodyum-iyon bataryaların (SIB) artık lityum-iyon bataryalarla maliyet açısından neredeyse aynı seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Araştırmaya göre SIB’ler, henüz özellikle elektrikli araçlar tarafında yaygın kullanıma geçmemiş olsa da hücre bazında maliyet avantajını büyük ölçüde yakalamış durumda. Bununla birlikte araştırmacılar, sodyum-iyon bataryaların önündeki temel engelin enerji yoğunluğu olduğunu vurguluyor. Mevcut durumda gravimetrik enerji yoğunluğu lityum-iyon bataryaların gerisinde kalan SIB’lerin, katı hal (solid-state) sodyum-iyon teknolojilerinin piyasaya girmesiyle bu farkı kapatabileceği belirtiliyor.
Şebeke ölçeğinde ilk büyük projeler başladı
Araştırma, sodyum-iyon bataryaların ticari anlamda artık yalnızca teorik bir alternatif olmadığını da ortaya koyuyor. Günümüzde 100 MWh ölçeğinde şebeke tipi enerji depolama tesislerinin inşa edilmeye ve devreye alınmaya başlandığı ifade ediliyor. Aktarılanlara göre tedarik zincirlerinin kurulması ve ölçek ekonomilerinin devreye girmesiyle bu ivmelenme daha da artabilir. Üstelik SIB’lerin, lityum-iyon üretim hatlarında yalnızca küçük değişikliklerle üretilebilmesi de büyük bir avantaj.
Finlandiya’daki LUT Üniversitesi öncülüğünde, Almanya Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü ve İspanya Alcala Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çalışma, önceki analizlerden farklı olarak yalnızca bugünkü maliyetleri değil, malzeme seviyesindeki performans gelişimlerini ve öğrenme eğrilerini de içeriyor.
2050 için rekor düzeyde batarya talebi öngörüsü
Projeksiyonlara göre 2050 yılında şebeke ölçeğinde batarya sistemleri için yatırım maliyetleri 28,5-51,9 €/kWh aralığına kadar düşebilir. Bugün lityum-iyon bataryalarla neredeyse aynı maliyet seviyesine ulaşan sodyum-iyon teknolojisinin, orta vadede LIB’leri geride bırakma potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. Ayrıca SIB’lerin, hammadde fiyat dalgalanmalarına ve tedarik darboğazlarına karşı daha dayanıklı olduğu ifade ediliyor. Çalışmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise 2050 yılına kadar küresel sabit batarya talebinin 67,9 ila 106,5 TWh seviyelerine ulaşabileceği öngörüsü. Bu rakam, önceki maliyet optimize edilmiş enerji sistemi analizlerinde yer alan tahminlerin üzerine çıkıyor ve bugüne kadar raporlanan en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.
Araştırmanın uzun vadeli projeksiyonlarına göre, üretim ölçeği arttıkça maliyeti hızla düşen sodyum-iyon bataryaların seviyeleme depolama maliyeti (LCOS) 2050’de 11,2-13,6 €/MWh seviyelerine kadar düşebilir. Buna karşılık lityum-iyon bataryalar için bu değerin 15,8-22,1 €/MWh aralığında kalması bekleniyor. Karşılaştırma amacıyla kullanılan literatür referans senaryosunda ise LCOS değerleri 19,5-29,4 €/MWh arasında yer alıyor.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/sodyum-bataryalar-lityum-iyon-ile-benzer-maliyete-geliyor–200779



