Uçuşlar sırasında internet bağlantısı sağlayan uçak içi internet sistemleri, uzun yıllardır havayolu şirketleri için hem teknik hem de ekonomik bir denge problemi olarak görülüyor. Bu sistemler için gerekli olan antenler ne kadar küçük olsa da ağırlık, aerodinamik sürükleme (drag), yakıt tüketimi ve bakım maliyetleri konusunda değişikliğe sebep oluyor. SpaceX’in Starlink tabanlı çözümü, bu konuda havacılık şirketlerine çok daha kullanışlı bir alternatif sunma iddiasıyla yola çıkmış olsa da şirketin bu vaadi herkesi ikna edebilmiş değil.
Avrupa’nın önde gelen hava yolu şirketlerinden Ryanair, uçaklarında Starlink uydu internet sistemini kullanmayacağını açıkladı. Şirket, bu kararın temel gerekçesi olarak antenin neden olduğu aerodinamik sürüklemeyi ve bunun yakıt maliyetlerine olan etkisini gösteriyor. Ryanair CEO’su Michael O’Leary, uçak gövdesine yerleştirilen antenlerin ağırlık ve sürükleme nedeniyle yaklaşık %2’lik bir ek yakıt yükü yarattığını söylüyor. O’Leary, ortalama süresi yaklaşık bir saat olan kısa menzilli uçuşlarda yolcuların Wi-Fi için ek ödeme yapmaya pek istekli olmayacaklarını, bu yüzden ek yakıt yükünün karşılıksız kalacağını düşünüyor.
Elon Musk, Ryanair’in Starlink’e Yönelik Maliyet Hesaplamasına İtiraz Etti
Ryanair’in bu açıklaması, hem Starlink’in paylaştığı verilerle, hem de rakip havayollarının attığı adımlarla çelişiyor. Çünkü Starlink, kendi sisteminin yarattığı ek yakıt yükünün yüzde 2’den çok daha düşük olduğunu savunuyor. Nitekim bu argümanı pek çok şirkette karşılık bulmuş durumda. Örneğin geçtiğimiz günlerde Alman havayolu Lufthansa, Starlink’i filosuna entegre etmek için anlaşma yaptığını duyurdu. İskandinav havayolu SAS da geçen yıl Starlink’i tercih ettiğini açıklamış ve bu sistemin, rakip çözümlere kıyasla daha düşük aerodinamik sürükleme yarattığını belirtmişti. Yani Ryanair’in aksine pek çok hava yolu şirketi, Starlink’i oldukça elverişli bir alternatif olarak görüyor.
Ryanair’in bu açıklaması, havacılık çevrelerin de pek kabul görmemiş gibi görünüyor. Sosyal medyada, Starlink’in havacılık için geliştirdiği yeni nesil uydu antenlerinin, geçmişte kullanılan büyük ve kubbe şeklindeki geleneksel uydu antenlerinden çok daha ince profilli olduğuna dikkat çekiliyor. Bu ince tasarımın, sürüklemeyi azaltarak yakıt tüketimi üzerindeki olumsuz etkiyi minimuma indirdiği ifade ediliyor.
Buradaki temel teknik fark, Starlink’in alçak Dünya yörüngesinde (LEO) konumlanan binlerce küçük uyduya dayanması. Geleneksel uçak içi internet sistemleri çoğunlukla jeostatik uydularla çalışıyor. Bu da hem daha büyük antenler gerektiriyor hem de gecikme sürelerini artırıyor. Starlink’te ise uydular Dünya’ya çok daha yakın olduğu için anten boyutları küçülüyor, gecikme ciddi ölçüde azalıyor ve çok daha yüksek hızlara ulaşılabiliyor. Nitekim Starlink, uçak içi internet hızlarının önceki nesil sistemlere kıyasla yaklaşık 100 kat artabildiğini iddia ediyor.
Ortaya çıkan bu tablo, Starlink tartışmasının aslında tek başına teknolojiden ziyade iş modeli ve uçuş profiliyle ilgili olduğunu gösteriyor. Uzun menzilli uçuşlar yapan ve yolcu deneyimini rekabet unsuru olarak kullanan havayolları için Starlink cazip bir yatırım olabilir; ancak Ryanair gibi daha kısa mesafeli ve düşük maliyetli uçuşlar gerçekleştiren şirketler için aynı sistem mantıklı görünmeyebiliyor. Günün sonunda Ryanair’in kararının arkasında da iş modelindeki bu farklılık yatıyor gibi duruyor.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/ryanair-ucaklarinda-starlink-kullanmayacagini-acikladi–200928



