NASA’nın Ay programı Artemis kapsamında planlanan Artemis 2 görevinde kritik iletişim sistemleri de test edilecek. Ajans, bu görevle birlikte lazer tabanlı iletişim sistemini ilk kez insanlı bir uçuşta Ay yörüngesinde denemeye hazırlanıyor. Orion kapsülüne entegre edilen Orion Artemis 2 Optical Communication System (O2O) adlı sistem, geleneksel radyo frekanslarının yerine kızılötesi lazer ışığını kullanarak çok daha yüksek hızlarda veri aktarımı sağlamayı hedefliyor.
Lazer ile daha yüksek kaliteli içerikler iletilecek
Dünya ile Ay arasındaki yaklaşık 385 bin kilometrelik mesafe, ışık hızında iletilen sinyallerde bile gecikmelere ve ciddi bant genişliği sınırlamalarına neden oluyor. Bu durum, özellikle yüksek çözünürlüklü video ve büyük veri setlerinin aktarımında önemli bir darboğaz yaratıyor. NASA, O2O sistemiyle bu sorunu aşarak ses, görev verileri ve yüksek kaliteli görüntüleri radyo sistemlerine kıyasla çok daha hızlı biçimde Dünya’ya iletmeyi amaçlıyor.
O2O teknolojisi daha önce yedi farklı insansız görevde test edildi. Ancak Artemis 2, bu sistemi doğrudan insanlı bir uzay uçuşunun parçası haline getiren ilk görev olmasıyla öne çıkıyor. NASA mühendisleri, sistemin yalnızca veri hızını artırmakla kalmayıp derin uzay koşullarında güvenilirliğini de kanıtlamasını hedefliyor. NASA’nın paylaştığı teknik bilgilere göre O2O bağlantısı, geleneksel radyo tabanlı iletişim ağlarından 100 katın üzerinde veri hızlarına ulaşabiliyor. Benzer bir teknoloji olan Deep Space Optical Communications yükü, kısa süre önce milyonlarca kilometre uzaklıktan yapılan lazer iletimlerinin kararlı biçimde sürdürülebileceğini göstermişti. Bu yaklaşımda, radyo frekanslarının geniş ama düşük kapasiteli bantları yerine, dar açılı ancak çok yüksek veri taşıma kapasitesine sahip lazer ışınları kullanılıyor.
İki sistem de kullanılacak
Yaklaşık 10 gün sürecek Artemis 2 görevi boyunca Orion kapsülü hem lazer hem de radyo iletişim sistemlerini eş zamanlı olarak kullanacak. İletişim, NASA’nın Near Space Network ve Deep Space Network altyapıları üzerinden sağlanacak. Kaliforniya, İspanya ve Avustralya’daki büyük yer istasyonları, standart radyo sinyalleri ile lazer bağlantısı arasında geçiş yaparak kapsülle neredeyse kesintisiz temas kuracak. Lazer sistemi aktif olduğunda yer istasyonları optik ışını hassas biçimde kilitleyerek veri alışverişini gerçekleştirecek. O2O’nun başarılı olması durumunda, lazer iletişiminin gelecekteki derin uzay görevlerinde standart donanım haline gelmesi bekleniyor.
Ay’ı canlı izlemek mümkün olacak
O2O sisteminin beklendiği gibi çalışması halinde, Dünya’dan bakıldığında Ay yörüngesindeki bir uzay aracından neredeyse gerçek zamanlı, yüksek çözünürlüklü canlı görüntüler izlemek mümkün olacak. NASA, yüz binlerce kilometre uzaklıktan gönderilecek fotoğraf ve videoların bugüne kadar görülmemiş bir netlikte iletilebileceğini vurguluyor. Buna rağmen iletişim tamamen kesintisiz olmayacak. Görev planına göre, Orion kapsülü Ay’ın arka tarafına geçtiğinde yaklaşık 41 dakikalık bir iletişim kesintisi yaşanacak. Bu süre boyunca ne lazer ne de radyo sinyalleri Dünya’ya ulaşabilecek. NASA, gelecekte yörüngede görev yapacak aktarma uyduları sayesinde bu tür kopuklukların ortadan kaldırılabileceğini değerlendiriyor.
Öte yandan O2O sistemi insanlı Artemis 3 görevinde kullanılmayacak. Bu görevde astronotların Ay yüzeyine inmesi hedefleniyor. Ancak NASA, bu projeyi gezegenler arası iletişimin geleceği için bir referans model olarak görüyor. Özellikle Mars’a yönelik insanlı görevlerde, yüksek hızlı optik iletişimin kritik bir rol oynaması bekleniyor.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/nasa-artemis-2-ile-ay-yorungesinde-lazer-iletisimini-test-edecek–201716



