Bildiğiniz gibi şu anda hem ABD hem de Çin, yakın bir gelecekte Ay ve Mars’ta kalıcı üsler kurmanın planlarını yapıyor. Bu üslerde sürekli bir insan varlığının mümkün olması için, hâlihazırda orada bulunan kaynakların kullanılması büyük önem taşıyor. Bu yüzden uzay ajansları, Ay ve Mars’taki kaynakları yapı malzemesi ve enerji kaynağı gibi materyallere dönüştürmenin yollarını arıyor. NASA’nın bu noktada odaklandığı başlıklardan biri de doğrudan Ay toprağından oksijen elde etmek. Bir süredir bu yönde çalışmalar yürüten uzay ajansı, bu konuda önemli bir ilke imza attı.
NASA tarafından geliştirilen prototip, yoğunlaştırılmış güneş enerjisi kullanarak simüle edilmiş Ay toprağından (regolit) oksijen üretmeyi başardı. Gerçekleştirilen testlerde, güneş ışığının aynalar aracılığıyla tek bir noktada yoğunlaştırılmasıyla reaktör içinde solar karbotermal reaksiyon tetiklendi. Bu kimyasal süreçte karbon bazlı bir indirgeme mekanizmasıyla karbon monoksit üretimi doğrulandı. Karbon monoksit oluşumu, reaksiyonun beklendiği şekilde ilerlediğini ve oksijenin ayrıştırılabildiğini gösteren kritik bir kanıt niteliği taşıyor.
Ay’da Üretilen Oksijen Hem Yaşam Destek Sistemlerinde Hem de Roket Yakıtında Kullanılabilir
Bu gelişme, insanlar tarafından kullanılacak yaşam destek sistemlerinin ve roket yakıtları için gerekli bazı bileşenlerin Ay’daki yerel kaynaklardan elde edilebileceğini gösteriyor. Özellikle sıvı oksijen, uzay görevlerinde yakıt sistemlerinin vazgeçilmez bir parçası. Eğer bu oksijen Ay yüzeyinde üretilebilirse, Dünya’dan taşınması gereken yük ciddi biçimde azalabilir. Bu da uzun vadeli Ay üslerinin hem maliyetini düşürür hem de operasyonel karmaşıklığını azaltır. NASA mühendislerine göre bu sistem, Ay yüzeyindeyılda kendi ağırlığının birkaç katı kadar oksijen üretebilecek kapasiteye ulaşabilir. Eğer bu ölçeklenebilirlik sahada da doğrulanırsa, Ay’da ekonomik ve sürdürülebilir bir ekosistemin temelleri atılmış olacak Bu prototipinin geliştirilmesine vesile olan CaRD projesi, NASA içindeki farklı merkezlerin ve özel sektör ortaklarının katkısıyla geliştirildi. Sierra Space, karbotermal oksijen üretim reaktörünü tasarlarken; NASA Glenn Research Center güneş ışığını yoğunlaştıran optik sistemi geliştirdi. Hassas aynalar Composite Mirror Applications tarafından üretildi. NASA Kennedy Space Center aviyonik, yazılım ve gaz analiz sistemlerine katkı sağlarken; NASA Johnson Space Center proje yönetimi, sistem mühendisliği, test süreçleri ve yer destek donanımlarını üstlendi.
Aynı Teknoloji Mars’ta da Kullanılabilir
Tüm bu çalışmalar, NASA’nın Artemis programı kapsamında Ay’a dönüş planlarıyla doğrudan bağlantılı. Artemis II görevinin bu yıl dört astronotu Ay çevresine göndermesi planlanıyor. Uzun vadede hedef, Ay yüzeyinde sürdürülebilir bir insan varlığı kurmak ve bu deneyimi Mars görevlerine taşımak.
NASA tarafından geliştirilen bu yeni teknoloji yalnızca Ay için değil, Mars için de potansiyel taşıyor. Aynı prensip, Mars atmosferindeki karbondioksiti oksijen ve metana dönüştürmek için uyarlanabilir. Oksijen yaşam desteği için, metan ise roket yakıtı olarak kullanılabilir. Böylece derin uzay görevlerinde “kendi kaynağını üretme” yaklaşımı daha da merkezi bir konuma taşınabilir.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/nasa-ay-topragindan-oksijen-uretmeyi-basardi–202123



