ABD genelinde yürütülen kapsamlı bir analiz, nükleer enerji santrallerine daha yakın konumda bulunan bölgelerde kanser kaynaklı ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Bulgular, ülkede nükleer enerjinin yeniden büyüme ivmesi kazandığı bir dönemde tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Araştırma, Harvard T.H. Chan School of Public Health bünyesindeki bilim insanları tarafından yürütüldü ve sonuçları geçen hafta Nature Communications dergisinde yayımlandı. Çalışmaya göre faal nükleer güç santrallerine daha yakın olan ABD ilçelerinde, daha uzakta bulunan ilçelere kıyasla kanser nedeniyle ölüm oranları belirgin biçimde daha yüksek seyrediyor.
18 yıllık veri analizi
Araştırmanın kıdemli yazarı ve Harvard’da çevre sağlığı profesörü olan Petros Koutrakis, bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Koutrakis, nükleer santrallere yakın yaşamanın “ölçülebilir bir kanser riski” taşıyabileceğini ve bu riskin mesafe arttıkça azaldığını ifade etti.
Çalışma kapsamında 2000-2018 yılları arasındaki nükleer santral faaliyetleri ile ölümlü kanser verileri gelişmiş istatistiksel modelleme teknikleriyle incelendi. Modellemelerde yalnızca coğrafi yakınlık dikkate alınmadı. Gelir düzeyi, ırksal dağılım, vücut kitle indeksi, sigara kullanım oranı ve hastanelere erişim gibi çok sayıda değişken analizlere dahil edildi. Bu faktörler kontrol altına alındığında dahi, nükleer santrallere daha yakın ilçelerde kanser ölüm oranlarının daha yüksek kaldığı tespit edildi.
Araştırma ekibi, yaklaşık 115 bin ölümlü kanser vakasının nükleer santrallere yakınlıkla ilişkili olabileceğini hesapladı. Ancak bilim insanları bu verilerin doğrudan nedensellik kanıtı sunmadığını özellikle vurguluyor. ABD nükleer enerjiye yöneliyor
Geçtiğimiz yıl Donald Trump, sektörü denetleyen Nükleer Düzenleme Komisyonu’nda reform yapılmasını öngören bir başkanlık kararnamesine imza attı. Kararname, ülkenin nükleer enerji kapasitesinin 2024’teki yaklaşık 100 gigawatt seviyesinden 2050’ye kadar 400 gigawatt’a çıkarılmasını hedefliyor. Bu artışın, enerji bağımsızlığını güçlendireceği ve yapay zeka ile kuantum bilişim gibi yüksek enerji tüketen ileri teknolojilerin desteklenmesine katkı sağlayacağı savunuluyor.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların nükleer santrallerin doğrudan kansere yol açtığını kanıtlamadığının altını çiziyor. Çalışma, yalnızca coğrafi yakınlık ile artan ölümlü kanser vakaları arasında istatistiksel bir ilişki olduğunu koyuyor. İnsanların potansiyel olarak hangi yollarla maruz kaldığı, sağlık etkilerinin ne kadar sürede ortaya çıkabileceği ve belirli kanser türlerinin diğerlerine göre daha yüksek risk taşıyıp taşımadığı gibi sorular ise henüz yanıt bulmuş değil.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/nukleer-santrale-yakinlik-kanser-riskini-artiriyor–202810



