Ses hızını aşan süpersonik uçuşlar ve bu hızın beş katına (Mach 5) ulaşmayı hedefleyen hipersonik teknolojiler, bugüne kadar yalnızca çok sınırlı sayıda askeri platformun ve NASA gibi kurumların erişebildiği bir seviyeydi. Diğer yandan özel sektörün bu sınıfta araçlar geliştireiblmesi içinse onlarca yıl süren, milyarlarca dolarlık bütçeler ve hantal bürokratik süreçler gerekiyordu. Ancak son yıllarda uzay endüstrisinde SpaceX ile gördüğümüz “hızlı prototipleme” ve “iteratif geliştirme” anlayışının bir benzeri artık yüksek hızlı uçak projelerinde de karşımıza çıkıyor. Bu değişimin öncülerinden olan ABD merkezli girişim Hermeus, süpersonik uçuş hayalini gerçeğe dönüştürecek en kritik adımını geçtiğimiz günlerde attı.
Hermeus’un bir süredir üzerinde çalıştığı ve “Quarterhorse” serisinin en yeni üyesi olan insansız hava aracı Mk 2.1, bu hafta başında ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında uçan Mk 1 prototipine kıyasla 3 kat daha büyük ve tam 4 kat daha ağır olan Mk 2.1, yaklaşık bir F-16 Fighting Falcon boyutlarına sahip.
Uçağın kalbinde ise havacılık dünyasının yakından tanıdığı, modern savaş uçaklarında rüştünü ispatlamış olan Pratt & Whitney F100 turbofan motoru yer alıyor. Delta kanat konfigürasyonuna sahip olan bu yeni prototip, yüksek hızlarda aerodinamik kararlılığı korumak için optimize edilmiş bir gövde yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle süpersonik hızlara çıkıldığında motorun ihtiyaç duyduğu hava akışını dengelemek adına tasarlanan “değişken hava giriş sistemi”, mühendislik açısından uçağın en kritik bileşenlerinden biri olarak gösteriliyor. Hermeus’un Asıl Hedefi Hipersonik Bir Platform Geliştirmek
Hermeus’un stratejisi, tek bir mükemmel uçak yapmak yerine, her biri belirli bir testi geçmek için tasarlanmış ardışık prototipler üretmek üzerine kurulu. Nitekim Mk 2.1’in bu ilk uçuşu da başlangıç aşamasında ses altı (subsonic) hızlarda gerçekleştirildi. Bu aşamada mühendisler; aerodinamik verileri, tahrik sistemi entegrasyonunu ve uçuş kontrol yazılımlarını gerçek gökyüzü koşullarında test ediyorlar. Eğer Mk 2.1 ile yürütülen bu test süreci planlandığı gibi giderse, ekip bir sonraki aşama olan Mk 2.2 prototipine geçecek. Asıl heyecan verici gelişme de burada yaşanacak; zira Mk 2.2’nin doğrudan süpersonik hız denemeleri yapması ve ses duvarını aşması hedefleniyor.
Quarterhorse serisi aslında daha büyük bir resmin, yani Darkhorse projesinin bir laboratuvarı niteliğinde. Hermeus, Quarterhorse ile elde ettiği verileri kullanarak savunma ve ulusal güvenlik görevlerinde kullanılabilecek tam anlamıyla hipersonik bir platform geliştirmeyi amaçlıyor.
https://www.youtube.com/embed/apuGYFkTc5g
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/hermeus-supersonik-kapasiteli-iha-prototipini-basariyla-test-etti–202878



