Küresel ısınmanın etkileri bugüne kadar çoğunlukla buzulların erimesi, deniz seviyesinin yükselmesi ya da aşırı hava olaylarının artması gibi gezegen üzerindeki etkileri üzerinden tartışılıyordu. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, artan sıcaklıkların insan davranışlarını da doğrudan değiştirdiğini gösteriyor. Özellikle fiziksel aktivite düzeylerinde yaşanan düşüş, iklim krizinin sağlık üzerindeki dolaylı etkilerinin düşündüğümüzden çok daha büyük olabileceğine işaret ediyor. The Lancet Global Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu tabloyu daha da netleştirerek yükselen sıcaklıkların insanları daha hareketsiz bir yaşama itebileceğini ve bunun da önümüzdeki yıllarda yüz binlerce ek ölüme yol açabileceğini ortaya koyuyor.
Sıcaklık Artışı, Fiziksel Aktiviteleri Azaltıyor
Latin Amerika’daki çeşitli üniversitelerden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) küresel sağlık anketleri ile Doğu Anglia Üniversitesi’ne bağlı İklim Araştrıma Birimi (CRU) tarafından sağlanan sıcaklık verileri bir araya getirildi. 2000 ile 2022 yılları arasında 156 ülkeyi kapsayan bu geniş veri seti üzerinden yapılan analizler, sıcaklık artışı ile fiziksel hareketsizlik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Bir bölgede yıl içinde 28°C’nin üzerindeki ay sayısı arttıkça, insanların hareketsiz kalma oranı her ek ay başına yaklaşık 1,4 puan yükseliyor.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise bu davranış değişikliğinin uzun vadeli sonuçları. Bilgisayar simülasyonlarına göre, sıcaklık artışının bu şekilde devam etmesi halinde 2050 yılına kadar her yıl küresel ölçekte 470 bin ila 700 bin arasında ek ölüm gerçekleşebilir. Bu ölümlerin önemli bir kısmının, fiziksel hareketsizliğin tetiklediği kalp-damar hastalıkları ve benzeri kronik rahatsızlıklardan kaynaklanacağı belirtiliyor. Hâlihazırda fiziksel hareketsizlik zaten küresel ölümlerin yaklaşık %5’ine katkıda bulunuyor.
Çalışma, bu etkinin coğrafi olarak eşit dağılmayacağını da ortaya koyuyor. Özellikle Karayipler ve Sahra altı Afrika gibi tropikal bölgelerde yer alan düşük ve orta gelirli ülkelerin çok daha ağır etkileneceği öngörülüyor. Örneğin Somali’de, aşırı sıcakların açık havada hareket etmeyi ciddi şekilde zorlaştırması nedeniyle, 2050’ye kadar her 100 bin kişide 70’e kadar ek ölüm görülebileceği tahmin ediliyor. Bu bölgelerin aynı zamanda iklimlendirme altyapısı ve sağlık hizmetleri açısından daha sınırlı imkânlara sahip olması, riski daha da büyütüyor.
Bu Davranış Değişikliği Özellikle Afrika ve Karayip Ülkelerinde Ölümcül Olabilir
Araştırmaya göre sıcak hava, fiziksel aktiviteyi hem fizyolojik hem de psikolojik olarak zorlaştırıyor. Yüksek sıcaklıklarda vücut ısısını dengelemek daha güç hâle gelirken, bu durum insanların dışarı çıkma ve hareket etme isteğini de azaltıyor. Özellikle kadınlar ve yaşlı bireyler, vücutlarının serinleme kapasitesinin daha sınırlı olması nedeniyle bu etkileri daha yoğun hissedebiliyor. Araştırmanın baş yazarı Christian García-Witulski, bu durumun yalnızca bir konfor meselesi olmadığını, doğrudan davranış kalıplarını değiştiren bir faktör haline geldiğini vurguluyor. Öte yandan yüksek gelirli ülkeler de bu tablonun dışında değil. Araştırma, ABD gibi ülkelerde bile sıcaklığa bağlı fiziksel hareketsizlik nedeniyle 2050’ye kadar her 100 bin kişide yaklaşık 2,5 ek ölüm görülebileceğini öngörüyor. Klima, kapalı spor alanları ve iklim kontrollü yaşam alanları bu etkiyi kısmen azaltabiliyor.
Uzmanlar, bu sorunun yalnızca bireysel tercihlerle çözülemeyeceğini belirtiyor. Şehir planlamasının sıcak hava koşullarında fiziksel aktiviteyi teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmesi, açık alanların gölgelendirilmesi, yürüyüş ve spor alanlarının artırılması gibi adımlar öneriliyor. Ayrıca yüksek sıcaklıklarda güvenli egzersiz konusunda kamuoyunun daha iyi bilgilendirilmesi ve iklim kontrollü spor alanlarına erişimin yaygınlaştırılması gerektiği ifade ediliyor.
Ancak araştırmanın altını çizdiği en kritik nokta, tüm bu önlemlerin sorunun temel kaynağını ortadan kaldırmadığı. Sera gazı emisyonlarının azaltılmadığı senaryolarda, sıcaklık artışına bağlı sağlık etkilerinin katlanarak büyümesi bekleniyor. Araştırmaya göre düşük emisyon senaryosu ile yüksek emisyon senaryosu arasındaki fark, yüz binlerce ek ölüm ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp anlamına geliyor. Bu da iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan bir halk sağlığı meselesi olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/kuresel-isinmanin-gizli-etkisi-yuz-binlerce-ek-olum–203343



