NASA’nın iki amiral gemisi uzay teleskobu olan James Webb Uzay Teleskobu ve Hubble Uzay Teleskobu, Satürn’e dair şimdiye kadar elde edilen en kapsamlı gözlemlerden birine imza attı. Farklı dalga boylarında çalışan bu iki güçlü gözlem aracı, gaz devinin atmosferini birbirini tamamlayan biçimde inceleyerek bilim insanlarına zengin bilgiler sağladı.
Hubble, gezegenin bulutlarındaki renk değişimlerini öne çıkarırken Webb’in kızılötesi gözlemleri atmosferin farklı derinliklerindeki bulutları ve kimyasal bileşenleri gözler önüne seriyor. Bu sayede araştırmacılar, Satürn’ün atmosferini adeta katman katman inceleyebiliyor ve gezegenin atmosferinin üç boyutlu yapısını anlamak mümkün oluyor.
Çok sayıda fırtına ve detay yakalandı
Webb’in kızılötesi görüntülerinde kuzey orta enlemlerde uzun süreli bir jet akımı olan “şerit dalga” net biçimde görülüyor. Bu akım, normalde fark edilemeyen atmosferik dalgalar tarafından şekillendiriliyor. Bunun hemen altında, 2010-2012 yıllarında yaşanan “Büyük Bahar Fırtınası”nın kalıntısı olarak değerlendirilen küçük bir leke yer alıyor. Güney yarımkürede ise birden fazla fırtına sistemi Webb’in görüntülerinde açıkça seçilebiliyor. Bu yapılar, Satürn’ü aşırı koşullar altında atmosferik hareketleri incelemek için doğal bir laboratuvar haline getiriyor. Hubble ve Webb görüntülerinde Satürn’ün kuzey kutbundaki altıgen jet akımının kenarları da görünür durumda. 1981’de Voyager tarafından keşfedilen bu yapı, onlarca yıldır sabit kalarak dev gezegenlerdeki büyük ölçekli atmosferik süreçlerin stabilitesini gösteriyor. Satürn’ün kuzey kutbu önümüzdeki 15 yıl boyunca karanlıkta kalacağı için bu yüksek çözünürlüklü görüntüler muhtemelen altıgenin 2040’lara kadar son yüksek çözünürlüklü görüntüleri olacak.
Webb’in kızılötesi verilerinde kutuplar gri-yeşil tonlarda görülüyor. Bu ışımalar, yüksek irtifa aerosollerinden veya gezegenin manyetik alanıyla etkileşen parçacıkların oluşturduğu auroralardan kaynaklanıyor olabilir. NASA’nın teleskopları daha önce Jüpiter, Uranüs ve Neptün’deki auroraları da incelemişti. Satürn’ün ikonik halkaları ise iki teleskopta farklı şekilde gözleniyor. Webb’in kızılötesi görüntülerinde halkalar parlak su buzundan oluştuğu için öne çıkıyor. Hubble görüntülerinde ise parlaklık daha az ve gezegen üzerinde halkaların gölgeleri görünür durumda. Ayrıca B halkasındaki yapısal özellikler ve “spoke” denilen çizgisel oluşumlar, teleskoplara göre farklı görünüyor. En dıştaki F halkası, Webb’te ince ve keskin, Hubble’da daha soluk bir şekilde seçiliyor.
Gözlemler on yıllara yayılıyor
Satürn’ün Güneş etrafındaki yörüngesi ve Dünya’nın konumu, gezegeni hangi açıdan gözlemlediğimizi doğrudan etkiliyor. 2024 yılında alınan bu görüntüler, Satürn’ün kuzey yazından 2025 ekinoksuna doğru ilerlediği bir dönemi kapsıyor. Gezegenin güney yarımküresi bahara ve ardından 2030’larda yaz mevsimine geçerken hem Hubble hem de Webb teleskopları bu bölgeyi giderek daha net gözlemleme fırsatı bulacak. Hubble’ın onlarca yıla yayılan gözlemleri, Satürn’ün atmosferindeki değişimleri kayıt altına alarak bilim dünyası için eşsiz bir veri arşivi oluşturmuş durumda. Özellikle OPAL programı, gezegendeki fırtınaları ve ve mevsimsel değişimleri düzenli olarak takip ediyor. James Webb Uzay Teleskobu ise araştırmacılara Satürn’ün atmosferik yapısını ve dinamik süreçlerini her zamankinden daha detaylı ve kapsamlı biçimde inceleme imkanı sunuyor.
https://www.youtube.com/embed/EF6mID4Z2HM
Kaynak : https://www.donanimhaber.com/saturn-un-bugune-kadarki-en-ayrintili-gorselleri-paylasildi–203704



